ŞİFAHANE


darussifa-sifahane-islamic-seljuk-ottomanİslâm dünyasında, klasik şifahanelerin/hastanelerin genel adı, Bîmarhâne/Bîmâristan olarak anılmaktadır.

Bîmâr (hasta) kelimesinden yer adı yapmakta kullanılan -istân ekiyle türetilmiş Farsça bir isimdir. Halk arasında ve daha çok “tımarhane” anlamında bu kelimeden bozulmuş mâristan adının kullanıldığı, bunun da Müslüman İspanya’da malastan/marastan, Mısır’da murustan, Mağrib’de morstan/mestran şekline dönüştüğü görülür. İlk İslâm hastahanelerinin (hastanelerinin) gelişmesinde büyük rol oynayan ve Hz. Peygamber (sav) döneminin ünlü hekimi Hâris b. Kelede’nin de tıp tahsil ettiği İran’daki Cündişâpûr hastahane (hastane) ve tıp okulunun bîmâristan adıyla anılmasının, bu deyimin erken dönemlerden itibaren Araplar arasında da benimsenmesine yol açtığı söylenebilir. İlk müslüman Karahanlı hakanı Tamgaç Buğra Han’ın 1065’te Semerkant’ta tesis ettiği hastanenin Arapça vakfiyesinden, Orta Asya müslümanlarının bîmâristan yerine dârülmerza, Selçuklular’ın ise dârülâfiye, dârüşşifâ tabirlerini kullandıkları anlaşılmaktadır.Osmanlılar dârüşşifâ ile birlikte daha çok dârüssıhha, şifâhâne, bîmârhâne ve tımarhane kelimelerini kullanmışlar, XIX. yüzyıldan itibaren de özellikle Avrupa’daki gibi modern sağlık kuruluşlarının tesisiyle buralara hastahane (hastane) demeyi tercih etmişlerdir. Bugünkü Arap dünyasında ise müsteşfâ kelimesi yaygın bulunmaktadır.

divrigi-sifahane-islamic-art-mimari-osmanlı-selcuk

 ..

..